Mehmet Acet
Televizyon haberi sunuyor olsaydık, “Yine yalanlarla dolu bir haftayı daha geride bıraktık sayın seyirciler” diyecektik.
En ‘baba’ yalan da Katar’la ilgili olanıydı.
Türkiye ile Katar arasında Mart ayında imzalanan, 25 Haziran’da Resmi Gazete’de yayınlanan bir protokol, T24 isimli haber sitesi tarafından, “Katarlı gençlere Türkiye’de sınavsız tıp eğitimi verildi” şeklinde, sonradan yalan olduğu ortaya çıkan bir başlıkla verildi.
Protokol, askeri tıp alanındaki tecrübelerden yararlanma amacıyla imzalanmış olmasına rağmen, Türkiye’de sınavla üniversiteye girecek öğrenciler aleyhine herhangi bir hüküm içermemesine rağmen, öyleymiş gibi sunuldu.
Hem de, üniversite sınavına saatler kala, bu sınavda ter dökecek öğrenciler ve ailelerinin kafasını karıştırma amacıyla yapıldığı besbelli olacak şekilde.
Haber, ilk saatlerde yalanlanmasına rağmen, sitede uzun süre kaldı.
Bu arada muhalefet, en başta da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya üzerinden paylaşımlar yapıp, yalan haber üzerinden gençlerin zihnini bulandırma kampanyasına destek oldular.
Üzerinden epey bir zaman geçtikten sonra olsa da, haberi yapan T24 sitesi yaptığı hatanın farkına varıp bir özür metni paylaştı.
Paylaşımda, “T24’teki ilk yayınında “Protokol onaylandı, Katarlı gençler Türkiye’de sınavsız tıp okuyabilecek” başlığıyla verilen haberi düzeltir; T24’e güvenerek referans veren okurlarımızdan ve haberin muhataplarından özür dileriz.” denildi.
Haberin kaynağından gelen özür beyanına rağmen Kılıçdaroğlu, yalan haber üzerinden yaptığı paylaşımları silmedi, hatta üzerine yeni twitler attı.
Malum, CHP’nin bir Katar alerjisi var.
Türkiye’nin Katar’la olan yakınlığını, Katar sermayesinin Türkiye’deki varlığını temsil eden her fotoğraf karesi, Cumhuriyet Halk Partisi’ni çileden çıkartıyor.
Her defasında ‘nasırına basılmış bir adam gibi’ bağırarak tepki veriyorlar.
Katar üzerinden Arap düşmanlığı yapıyorlar.
Doğru olup olmaması da önemli değil, eğer herhangi bir konu Katar sokağına çıkıyorsa, hasmane duygular hemen devreye giriveriyor.
CHP’li bir milletvekilinin “Devletin ordusu Katar’a satılmış” demişliği bile var.
Geçenlerde, Kılıçdaroğlu, “İktidara geldiğimizde ilk bir haftada yapacaklarımız” adı altında bir liste paylaştı ve bu listenin ilk sırasında şu vaat vardı:
“Katar ordusuna peşkeş çekilen Sakarya’daki Tank-Palet Fabrikası’nı hemen geri alıp, şanlı ordumuza iade edeceğiz.”
Aslına bakarsanız, Sakarya’daki Tank-Paleti Fabrikası’nın Katarlılara peşkeş çekilmesi gibi bir durum söz konusu değil.
Katarlıların ülkemizde yaptığı yatırımların tümü bu ülkenin lehine olan yatırımlar.
Bir ekonomist gözüyle bakarsanız, Katar parasının tek farkı, Türkiye söz konusu olduğunda diğer yabancı sermaye kadar ürkek olmaması.
Başka ülkelerden gelen para en ufak bir güvensizlik atmosferi olduğunda kendisine hemen kaçacak yer ararken, Katar sermayesi, bunun tam aksine zor zamanlarda Türkiye’de kalmayı tercih ediyor.
Aslında bu durumun da şöyle bir sebebi var:
Katar’daki yönetim, en zor zamanında yanında bir tek Tayyip Erdoğan’ı bulduğu için, Türkiye söz konusu olduğunda cömert bir tutum sergilemekten kaçınmıyor.
Bu köşede birkaç kere anlatmıştım.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Katar Emiri’ne “Sen destek olmasaydın Türkiye ekonomik olarak çökecekti” sözleriyle çıkıştığını, Katar Emiri’nin de Macron’un bu densizliğine, “Zor zamanımda yanımda bir tek Erdoğan vardı. Onunla birlikte olmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Ölene kadar bu böyle olacak.” şeklinde cevap verdiğini.
Sırf buralardan baktığınızda dahi, CHP’nin, Kılıçdaroğlu’nun nasıl bir ideolojik saplantı ile hareket ettiklerini hemencecik anlayabilirsiniz.
Arap düşmanlığı derken bütün Araplara düşman oldukları sanılmasın tabii.
Birbirleriyle çok iyi anlaştıkları Araplar da var.
Örneğin, Beşar Esed.
Esed, Suriye’de katliam yaparken, Türkiye’de Kılıçdaroğlu kendisiyle sürekli bir şekilde dayanışma içinde olmadı mı?
Hatırlayalım.
2020’nin Şubat ayında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 33 askerimizin şehit edilmesinden sadece dakikalar önce, canlı yayında “Esad’ın askerleri şu an İdlib’de Türk askerlerini koruyor” dediği ortaya çıkmıştı.
Bunun üstüne, Esed’in adamları, “Müttefikimiz CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu Şam’da misafir etmek istiyoruz!” diye bir davet bile yapmıştı.
Dikkat çekici bir durum değil mi bu?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
17.04.2021
20.07.2020
15.07.2020
24.06.2020
20.06.2020
13.06.2020
8.06.2020